Devletin mi, Özelin mi?
11 Şubat 2026, Çarşamba 00:10
Günlerdir birçok haber sitesinde, sosyal medyada ve vatandaşın gündeminde aynı konu dönüp duruyor: TÜVTÜRK.
Araç muayenesi denince akla gelen bu yapı, artık yalnızca araçları değil, insan hayatını da tartışmanın merkezine oturtmuş durumda.
Resmi kayıtlara baktığınızda TÜVTÜRK, devlet denetiminde faaliyet gösteren bir kurum. Ancak sahadaki tablo, bu tanımın içini ne kadar doldurduğu konusunda ciddi soru işaretleri barındırıyor. “Görünen köy kılavuz istemez” derler ya; tabelada devlet, uygulamada ise bambaşka bir düzen var. Vatandaşın yaşadığı sorunlar, personelin tavrı ve şeffaflıktan uzak işleyiş ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor:
Burası gerçekten bir kamu hizmeti mi, yoksa fiilen özel bir işletme mi?
Bu tartışmaları alevlendiren en acı örnek ise 2 Şubat’ta Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde yaşandı. Emekli polis Melih Okan Keskin, araç muayenesi için gittiği TÜVTÜRK istasyonunda iddialara göre bir çalışan tarafından kullanılan aracın üzerine sürülmesi sonucu hayatını kaybetti. Yıllarca devlete hizmet etmiş, can güvenliğini sağlamış bir emekli polisin, yine bir kamu hizmeti almak için gittiği yerde yaşamını yitirmesi, meselenin vahametini daha da artırdı.
Bu olayın ardından vatandaşın sabrı taştı. Sosyal medyada yükselen tepkiler kısa sürede sokağa yansıdı, TÜVTÜRK istasyonları protesto edildi. İnsanlar yalnızca bir canın hesabını sormuyor; aynı zamanda denetimsizliğin, sorumsuzluğun ve belirsizliğin de sorgulanmasını istiyor.
Çalışanların bu yapının kamu sorumluluğunu taşıdığının farkında olmadığı ya da deyim yerindeyse “su altından saman yürütülen” bir düzenin içinde hareket edildiği algısı giderek güçleniyor. Kurallar vatandaşa gelince katı, hesap vermeye gelince muğlak.
Araç muayenesi bir tercih değil, yasal bir zorunluluk. Zorunlu olan bir hizmette böylesine ağır bir ihmalkârlığın konuşuluyor olması kabul edilemez. Bu yapı ya gerçek anlamda kamu ciddiyetiyle yönetilmeli ya da mevcut karmaşa net bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Temennim odur ki bu olay unutturulmaz, üstü örtülmez ve gerçek sorumlular ortaya çıkarılır. Gerekirse TÜVTÜRK yönetimine bir kayyum atanarak düzen sağlanır. Çünkü mesele artık sadece araçlar değil; insan hayatıdır.
Ve bugün vatandaşın aklındaki soru hâlâ aynı, hatta daha da yakıcı:
Devletin mi, özelin mi?

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum