Kadın Nefretine Son
15 Mart 2026, Pazar 20:28
Son zamanlarda toplumda giderek daha görünür hâle gelen bir sorun var: kadınlara yönelik nefret ve önyargı. İnsan bazen gerçekten anlamakta zorlanıyor. Dokuz ay karnında taşıyan, hayatı boyunca kalbinde yer açan, büyüten, yetiştiren, hastalandığınızda başucunuzdan ayrılmayan kadınlara karşı bu nefret nereden geliyor?
Unutuyoruz ya da hatırlamak istemiyoruz: Hepimizi yetiştiren de bir kadındı. İlk adımlarımızı atan, ilk kelimelerimizi öğreten, geceleri uykusuz kalan bir anne vardı hayatımızda. Buna rağmen kadınlara karşı kullanılan dil, yapılan yorumlar ve gösterilen tepkiler hâlâ şaşırtıcı derecede sert ve adaletsiz.
Bir kadın öldürüldüğünde ya da şiddete uğradığında, olayın kendisi yerine kadının hayatı sorgulanıyor. “Üzerinde ne vardı?”, “O saatte dışarıda ne işi vardı?”, “Ne yapmış da başına gelmiş?” gibi sorular soruluyor. Oysa hiçbir insanın yaşamı bu tür sorgulara indirgenemez.
Kadın trafikte araç kullandığında bile aynı önyargıyla karşılaşıyor. “Kadın aklıyla araba mı kullanacak?” gibi küçümseyici sözler hâlâ gündelik dilde yer bulabiliyor. Oysa istatistiklere baktığımızda trafik kazalarının yaklaşık %76’sının erkek sürücüler tarafından yapıldığını görüyoruz. Buna rağmen bir kaza olduğunda haberlerde çoğu zaman “kadın sürücü kaza yaptı” ifadesi özellikle vurgulanıyor. Erkek sürücüler kaza yaptığında ise “erkek sürücü” diye belirtilmiyor.
Bu durum aslında çok şey anlatıyor: Sorun sadece olaylarda değil, olayları anlatma biçimimizde de saklı. Bir kadın söz konusu olduğunda cinsiyet öne çıkarılıyor; erkek söz konusu olduğunda ise bu detay çoğu zaman görünmez oluyor.
Unutmamak gerekir ki kadın sadece bir cinsiyet değil; toplumun temelidir. Aileyi kuran, çocukları büyüten, hayatın birçok alanında emeğiyle var olan bir değerdir. Kadının olmadığı bir yerde hayat eksik kalır. Çünkü kadınların varlığı yalnızca bir birey olarak değil, toplumun gelişmesi ve insanlığın ilerlemesi için de vazgeçilmezdir.
Belki de artık şu soruyu kendimize sormanın zamanı gelmiştir: Kadınlara yönelik bu önyargıyı ve nefreti gerçekten neden sürdürüyoruz?
Unutmayalım; kadının olmadığı hiçbir yerde hayat tam anlamıyla çiçek açmaz.

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum